1988-1989 dönemi

Ansiklopedi sitesinden

Git ve: kullan, ara

Ekonomideki dengesizlikleri giderebilmek üzere 1987 yılı sonunda kamu tarafından üretilen mal ve hizmetlerin fiyatları önemli ölçüde arttırılmış, mali piyasalardaki dengesizlikleri gidermek ve Türk parasından kaçışı engellemek üzere 1988 Şubat ayında bir dizi önlem alınmıştır. Bu önlemlerin amacı, Türk lirası cinsinden tutulan tasarrufların çekiciliğini ve dolayısıyla Türk lirasına olan talebi arttırmak, ithalatı frenlemek, ihracatı tekrar canlandırmak ve kamu harcamalarını kısarak ekonomideki aşırı ısınmayı soğutmak biçiminde özetlenebilir.Bu bağlamda alınan faizlerin yükseltilmesi kararı, finansman maliyetlerini arttırıcı ve sonuçta üretimi yavaşlatıcı etki yaratmıştır. Üretimin yavaşlamasının yanı sıra, ithalat maliyetlerinin artmasına yol açan düzenlemelerin yürürlüğe konulması da ithalatın artış hızını düşürmüştür. Buna karşılık, ihracatı teşvik edici önlemler, kısılan iç talebin de etkisiyle, ihracatın artmasını sağlamıştır. Ancak, kamu fiyatlarındaki ayarlamaların büyük ölçekli ve şok biçiminde olması, ekonomide enflasyonist bekleyişler üzerinde olumsuz etki yaratmıştır. Nitekim, 1987 sonunda kamu fiyatlarının bir ay içinde yüzde 20 gibi çok yüksek düzeyde arttırılması, özel kesimin de fiyatlama kararlarını büyük ölçüde etkilemiş ve ekonomi çok kısa süre içinde, hızlı fiyat artışları dönemine girmiştir. Bunun yanında, kamu açıklarının azaltılmasının neredeyse tümüyle kamu yatırımlarının kısılması yoluyla sağlanmaya çalışılması, özel kesimin üretim ve yatırım kararlarını da olumsuz yönde etkilemiştir. Böylece ekonomi 1988 yılının ikinci yarısından itibaren, özellikle imalat sanayiinde belirginleşen bir durgunluğa girmiş, yılın son üç ayında ise bu durgunluk daralmaya dönüşmüştür. İthalatın reel olarak düşüp, nominal olarak aynı kalması, ödemeler dengesinde görünmeyen gelirlerdeki artışla birleşince cari işlemler dengesi yılın ikinci yarısından itibaren fazla vermeğe başlamıştır. Başka bir deyişle, kısılan iç talebin etkisiyle ortaya çıkan tasarruf fazlası cari işlemler dengesi fazlasına dönüşmüştür.1988 yılının sonbaharında, gözlenen enflasyondaki yükselme ve enflasyonist bekleyişlerdeki tırmanma sonucunda, mali piyasalarda tekrar dengesizlikler ortaya çıkmış ve döviz talebinin hızla artmasıyla resmi kur ile paralel piyasa kuru arasındaki farklar açılmaya başlamıştır. Bu dengesizlikleri giderebilmek üzere, yeni bazı önlemler alınmış ve mevduat faizleri serbest bırakılmıştır. Bu önlemler mali piyasalardaki dengesizlikleri gidermekle birlikte, faizlerde beklenenin üstündeki yükselmenin finansman maliyetlerini arttırması, 1988 yılının ikinci üç ayında başlayan ekonomik daralmanın 1989 yılına uzamasına yol açan önemli bir etken olmuştur.1989 yılının ilk yarısında ise, 1988'de görülen temel eğilim devam etmiştir. Bu eğilim kuraklık nedeniyle tarımsal üretimde meydana gelen düşüş ve Mart ayında yapılan yerel seçim sonuçlarının belirsizlikleri arttırmasıyla daha da güçlenmiştir. Ancak yılın ikinci yarısından itibaren, yaz aylarında yapılan yüksek oranlı maaş ve ücret ayarlamalarının iç talep ve iç talep bekleyişleri üzerinde olumlu etki yapmasıyla, ekonomi sanayi kesiminden başlayan bir canlanma sürecine girmiştir. Bunun sonucu olarak yılın ilk yarısındaki "sıfır büyüme" öngörüsü doğrulanmamıştır. Bu gelişmeleri gözönüne alan son tahminlere göre, 1989'da reel milli gelir artış hızı, tarımdaki önemli gerilmeye rağmen, yüzde 2'ye yaklaşmıştır.1989 yılında yatırımlarda daha önce görülen eğilim sürmüştür. Bir yandan kamu kesimi yatırımları reel olarak azalmaya devam etmiş, öte yandan da özel yatırımlarda bunu giderecek bir artış olmamıştır. Yatırımlar konusunda vurgulanması gereken önemli bir nokta, 1989 yılında da özel yatırımların konut kesiminde yoğunlaşması eğiliminin değişmemiş olmasıdır. 1986'da toplam özel kesim sabit sermaye yatırımları içinde yaklaşık yüzde 35 olan konut yatırımlarının payı, 1989 yılında yüzde 51'e yükselmiştir. Bu gelişmeye paralel olarak da imalat sanayiine yönelik özel kesim yatırımlarının toplam içindeki payı 1986'da yüzde 33 iken, 1989'da yüzde 22'ye düşmüştür. Bu gelişme Türkiye'nin uzun dönemli büyüme vsanayi ihracatını artan oranlarda sürdürme stratejileri açısından kaygı verici olarak nitelendirilebilir.Yukarıda da değinildiği üzere, 1987 yılı sonunda kamu kesimi fiyatlarında yapılan ayarlamaların da etkisiyle 1988 yılının ilk dört ayında fiyat artışları hızlanmaya başlamıştır. Bu eğilim Mayıs ayından itibaren yerini göreli bir istikrara bırakmış, yani fiyat artış hızı yılın sonuna kadar yüzde 70'ler civarında seyretmiştir. 1989 yılı bu açıdan 1988'in Mayıs-Aralık dönemine benzerlik göstermektedir.1989 yılı fiyat artışlarının üzerinde durulması gereken birkaç önemli yönü vardır. Bunlardan ilki, tarım fiyatlarındaki artışın, kuraklıktan kaynaklanan üretim düşmesinin etkisiyle, yüksek olmasıdır. Nitekim, Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından hesaplanan toptan eşya fiyat endeksinin 1989 yılı sonu itibariyle 12 aylık artışı yüzde 68 olurken, tarımsal fiyatlar yüzde 88 artmıştır. Üzerinde durulması gereken ikinci nokta, 1985 yılından bu yana ilk defa imalat sanayiinde kamu fiyat artışının özel kesimin üstüne çıkmasıdır. Bu, bir taraftan kamu kesiminde yapılan fiyat ayarlamalarının önemli boyutlara ulaşması, öte yandan da yılın ikinci yarısında özel kesim fiyat artış hızında belirgin bir düşme olmasından kaynaklanmaktadır. Özel kesim imalat sanayii fiyat artış hızında görülen bu düşme, kredi faizlerindeki azalma, döviz kurlarının enflasyon oranının altında seyretmesi ve yılın ikinci yarısındaki talep artışının kapasite kullanımını arttırmak yoluyla birim maliyetler üzerinde azaltıcı etki yapması gibi çeşitli makroekonomik gelişmelerden kaynaklanmaktadır. Buna karşılık, kamu kesiminde fiyat ayarlamaları, geçmiş yıllarda olduğu gibi, bu ekonomik değişkenlerden bağımsız olarak yapılmıştır.

Ansiklopedi Toolbar